Teknoloji Bağımlılığı mı? Teknoloji Modası Bağımlılığı mı?

Gerek hayatımızın kolaylaşması, gerekse iş hayatındaki insan gücünün azaltılması için teknolojik her türlü adım hızla atılmaya devam ediyor. Yirmi otuz yıl kadar önce yok artık daha neler diyebileceğimiz teknolojik gelişmelere günümüzde özellikle de yeni nesil gençler burun kıvırır hale geldi. Bu çağı yakalamanın avantajından ziyade dezavantajlarını iyiden iyiye hisseder olmaya başladık.

Bahsettiğimiz teknoloji çağında belki de sıfır noktasında bulunan en basit cihazlardan cep telefonu ve bilgisayarlar dan bahsetmek istiyorum. Girişte bahsettiğim konuların yanında bu cihazlar tabiki çok basit gelebilir fakat dertlendiğim ve toplum olarak dertlenmemiz gerektiğini düşündüğüm konunun daha iyi anlaşılabilir olması için basitten örneklerle ilerlemek istedim.

Kullandığımız telefonların markaları modelleri hiç önemli değil ülke genelinde kaç kişi kullandığı telefonun gerçek özellikleri biliyor veya ihtiyacı olan özelliklere göre değerlendirme yaparak satın alıyor? Bir ürününü alma kararı verirken teknik özelliklere mi bakıyoruz yoksa o ürünün piyasadaki popülerlik karşılığına mı? Almak istediğimiz cep telefonun seçimini yaparken kaç kişide bu üründen var diye mi bakıyoruz yoksa şu özelliği benim ihtiyacımı karşılar diye mi araştırıyoruz? Veya araştırıyor muyuz yoksa herkes tercih ettiği için araştırma gereği duymuyor muyuz? Yoğun akış hızına sahip dünya telaşımıza göre belki de en öncelikli kriteruzun süreli şarj ömrü olmalıyken sırf popülaritesi nedeni ile tercih ettiğimiz telefonun şarj süresini hiçe sayarak, cebinde şarj kablosuyla gezmeyi göze alabiliyoruz. Belki çok daha yüksek performans alabileceğimiz farklı bir ürünü daha ekonomik olarak elde edebilme ihtimalimiz varken yine piyasadaki karşılığı için daha yüksek rakamları tercih ediyoruz. İki yıldır kullanmakta olduğum cep telefondum geçen gün tesadüfen bir özelliğine denk geldim ve bu özellikte mi varmış dedim kendi kendime. Bugün kime sorsak paranın kazanılmasının hiçte kolay olmadığını söyler ve bu gerçektir.Fakat satın alacağımız en ufak bir ürün için bile sırf modasından dolayı zor şartlarda elde ettiğimiz kazancı moda uğruna savurabiliyoruz.

Yaptığım bir pedagog görüşmesinde, ilk okul öğrencilerinden bir danışanının laptop ihtiyacı olduğunu, ailesi ile cihaz araştırması yaptıklarını fakat araştırmayı sadece bir marka üzerinden yürüttüklerini, o markanın da fiyatlarının yüksek olduğu için ikinci el cihazları araştırdıklarını gözlemlemiş. Dayanamayarak yardımcı olmak adına farklı bir markanın teknik olarak çok daha donanımlı ve çok daha ekonomik olduğu, üstelik bozuk olma olasılığı olmayan, garantili ve kutusunda sıfır cihazlarının olabileceğini hatırlatmak istediğinde sürekli bahsedilen markanın kötülendiğini ve onu almanın mantıksız olduğuna dair kendisini ikna etmeye çalıştıklarını gördüm. Anladım ki konunun ihtiyaçtan değil sadece arkadaşları arasında modaya uyabilen, bu tarz hayat yaşadığını göstermek için böyle bir arayış içinde olunduğu sonucuna varılıyor. Üstelik bu süreçte aile bireylerinin de çocuklarıyla aynı fikirde olması daha da düşündürücü bir hal alıyor.

Farklı bir araştırmada çocuk yine belli bir markanın üst model telefonlarından birini istiyor. Ailesi buna yaşının ve ekonomik durumlarının müsait olmadığını söylediklerinde çocuk o cep telefonun bire bir maketinin nasıl alınabileceğini araştırmaya başlıyor. Arkadaş ortamında o maketi gerçek telefonuymuş gibi göstereceğini anlatıyor.

Verilen örneklerde de anlaşılacağı gibi insanların gerçekten gelişmesine yardımcı olacağı, hayatlarının kolaylaşmasını sağlayacağı teknolojik gelişmeler, amacındantamamen sapmış ve hedefin sadece moda olduğu anlaşılmaktadır.

Teknoloji, giyim, yemek, araç, konut vb. hayatımızın tüm noktalarında modayla hiç ilgisi olamaması gereken, hayatımızı daha güzel ve kolay bir şekilde ikame etmemiz için tasarlanmış birinci derecede öneme sahip ihtiyaçlarımızın tamamı moda diye adlandırılan, birilerinin kazanç elde etmek için kurmuş olduğu düzene yem olmuş durumdayız. Hal böyle olunca çocuklarımıza aldığımız belki de birilerinin hayali olan hediyeleri beğenmemeleri, hediyeye mutlu olunmasını beklerken hayal kırıklığı yaşanmalarına şahit olmalar, aile içerisindeki huzurun ve muhabbetin başkasında şu var bizde yok mantığıyla ortadan kalkmaları, sahip olduklarından dolayı mutlu olmak yerine sahip olamadıkları için hayatlarını çekilmez hale sokmalar gibi uzun uzadıya örnekler vermek ne yazık ki mümkün. Bunu rüya olarak düşünürsek, uyanır mıyız yoksa uyanmak ister miyiz? Uyutuluyor muyuz yoksa kendi isteğimizle uyumak cazip mi geliyor bilmiyorum ama gidişatın çokta iç açıcı olduğunu şahsım adına düşünmüyorum.

Ümit Günay

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ümit Günay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak LC Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan LC Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler LC Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı LC Haber değil haberi geçen ajanstır.