Bu işleri kim yapacak?

Günlük yaşantımızda gördüğümüz veya duyduğumuz binlerce meslek dalı veya iş alanı mevcut. Çocuklarının gelecekteki meslekleri seçmelerinde gerek aile gerekse çevremizdeki büyüklerin yönlendirmeleri önemli rol alıyor. Hatırlıyorum da tam mesleki yönelimlerin olacağı yaşlarda girdiğimiz her mekanda emekçi abiler, amcalar, ablalar aman bu işten uzak dur, aman başka iş mi yok, aman başını yakarsın gibi telkinde bulunurlardı. Bu mesleği seçersen incelikleri şudur zorlukları da budur ama ortaya çıkan sonuç bütün yorgunluğunu alır şeklinde bir nasihat duyamadık.

                Bizim çocukluğumuzdaki esnaf ve sanatkar abilerimiz bizleri bu şekilde korkutarak yaptıkları meslekten uzaklaştırdılar. Belki de aramızda marangoz, demirci, tesisatçı, terzi, kuaför vb. olmak isteyen veya bu işlere eli yatkın onlarca çocuk bu ve bunun gibi telkinlerden dolayı vaz geçtiler. İ

                Bu ve bunun gibi yaklaşımlardan dolayı meslek liseleri sanki düşük seviyede eğitim veriyorlarmış gibi “en kötü meslek lisesine giderim” diyen bir topluluk haline gelindi. Aileler ve büyükler önce puanı yüksek liseleri, sonra puanı biraz daha düşük liseleri, oda olmazsa meslek liselerini hedeflettiler çocuklarına. Yüksek puanlı liseler zaten başarı seviyesi yüksek olduğu için herkes için gözde olan doktor, avukat, mühendis gibi mesleklerin ilk adımlarıydı. Ortalama seviyedeki puana sahip liseler ise üniversiteye hazırlıkta öğrencilere verilen lise eğitimleri gibi düşünülebilir. Yani o liselere gidilirse çalışmaktan başka bir seçeneğin yokki üniversite kazanabilesin. Meslek liselerinde ise yine içerisindeki puan dağılımına göre seçebileceğin meslek dalı üzerinde eğitim alıp, staj yapıp elinde bilgi sahibi olduğun bir meslekle lise eğitimini tamamladığın bir okul.

                Bu şekilde başlangıç yapmamdaki asıl sebep herkesin mutlaka duyduğunu düşündüğüm ama “yetiştirecek veya geriden gelen eleman yok” sözüdür. Bu sözü her gün her sektör için defalarca duyuyoruz. Bugün meslek ayırt etmeden rast gele bir kapıdan girilse eminimki tamamında personel sıkıntısı mevcut.

İşinin gerçekten ehli olan terzi bir esnafla yaptığımız sohpette insanlar çocuklarını getiriyorlar, eğitimi sanatı öğrenmesiyle alakalı konuşulan hiç bir şey yok sadece kaç saat çalışacak ne kadar maaş alacak pazarlığı yapılıyor diyor. Kendilerinin bu sanatı öğrenmek için yıllarca para almadan ustalarının ellerine bakarak öğrendiklerini anlatırken gözleri doluyor.

                Yeni nesil anne babalar olarak çocuklarımızın üzerlerine biraz fazla düşüyoruz galiba fakat hiç zorluk yaşamalarına müsaade etmiyoruz. Başlarına gelebilecek en ufak bir zorlukta aman evladım diyerek koşup gelişimlerini engelliyor muyuz? Bugün o anlık sıkıntıdan kurtardık diye sevinirken acaba yarınki zorluk için onu güçsüz mü bırakıyoruz?

                Yazımın bu kısmına kadar okuyanlar belki de hayatın zorluklarından dolayı serzenişte bulunacak olabilirler. Tabiki yapılan işin bir karşılığı olacak ve her anne baba çocuğunun az yorulup çok kazanmasını ister fakat içinde bulunduğumuz sistemde bu herkesin sahip olabileceği bir durum değildir.

                Kazancı çok iyi olan en gözde mesleklerden birini söyleyin desek ilk başta doktor akla gelir. Doktorun güncel olarak aldığı dolgun maaşı alması için ortalama 15 – 20 yıl gibi bir süreye ihtiyacı var diyelim. Peki bugün bir su tesisatçısının, elektrikçinin veya sanayideki bir motor ustasının aylık kazancının doktor maaşından düşük olduğunu düşünen birisi var mı merak ediyorum. Bu örneği şu sebeple vermek istedim. Hani çocuklarımızın iyi bir geleceği için yüksek kazançlara sahip olması gerektiğini düşünüyoruz ya, en popüler meslekle en uzak durulan meslekler arasındaki kazanç dengesini kurmanızı istedim.

                Toparlamak gerekirse anlatmak istediğim hepimiz en temiz en yüksek gelirli işleri yapmak veya yaptırmak için mücadele veriyoruz fakat yaşadığımız dünyada herkes doktor, mühendis, avukat vb. gibi halk arasında üst seviyelerde görülen meslek sahipleri olamazlar. Bu sisteme ters bir durumdur. Bu yüzden hayatımızı kolaylaştıran hatta olmazsa olmazımız olan diğer mesleklere de yönelinmesi için teşfik edip gerekirse devlet bazında desteklerin arttırılması gerektiğini düşünüyorum.

                Korkarım yakın gelecekte usta bulamadığımız için birçoğumuz ustalık isteyen işlerde eskisini atıp yenisini almak zorunda kalacak.

Ümit Günay

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ümit Günay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak LC Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan LC Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler LC Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı LC Haber değil haberi geçen ajanstır.